Gsm:0549 2440024 Email:sakahed@gmail.com
   Kurban Bayramı yaklaşırken Hidatik Kist hastalığına DİKKAT EDELİM   
ÜYE GİRİŞİ
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
   
Şifremi Unuttum        Üye Ol   
KÖŞE YAZILARI
Rıdvan KARAGÖZ
Dr. Deniz URAL
BAĞLANTILAR
SAĞLIK BAKANLIĞI YAZILIM DESTEK SİSTEMİ.
MERKEZİ HASTANE RANDEVU SİSTEMİ.
SAĞLIKTA BULUŞMA NOKTASI SBN.
SAĞLIK BİLGİ SİSTEMLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ.
YENİ PBS.
YÖNETİM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ.
SAĞLIK BAKANLIĞI ANA SAYFA.
SAKARYA İL HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ.
TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU.
SAKARYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ.
ÖLÜM BİLDİRİM SİSTEMİ.
SAKARYA'DA HAVA
SAKARYA
SAKARYA MAZARALAR
SİTE İSTATİSKLERİ
 
 
 

HİDATİK KİST halk arasında ''köpek kisti'' olarak bilinen, koyun ve sığır gibi kurbanlık hayvanlar ile insanların karaciğer ve akciğerleri başta olmak üzere çeşitli organlarında kistler oluşturan, önemli halk sağlığı sorunlarına neden olan ve ciddi ekonomik kayıplara yol açan zoonotik karakterli bulaşıcı bir hastalıktır. 

Hastalığa " Echinococcus granulosus " adı verilen bir parazit neden olmaktadır. Özellikle köpek, kurt,tilki  ve çakal gibi etçil hayvanların barsaklarında olgunlaşan bu parazit,  hayvanların dışkısıyla etrafa yayılan yumurtalar ile bulaşır. Köpek dışkısı ile atılan yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta bir yıl kadar canlı kalabilirler. Dışkıyla atılan yumurtalar hayvanların ayakları, arazi eğimi, rüzgar ve yağmurla yayılırlar. İnsanlara bulaş ya doğrudan köpekle temas sırasında veya köpeğin dışkısının bulaştığı sular, marul, maydanoz, taze soğan gibi çiğ yenen sebzeler yoluyla olmaktadır. Alınan bu yumurtalar, barsaklarda açılarak barsak duvarını geçer, kan ve lenf yoluyla öncelik sırasıyla karaciğer, akciğer ve diğer organlara yerleşerek kist formunda yaşamlarını sürdürürler. Hastalığın başlarında kistin küçük olduğu dönemlerde uzun yıllar boyunca belirtisiz seyredebilir. Yerleştiği organlarda yıllarca sessiz kalabilen kistler büyür. Büyüdükçe, bulunduğu bölgeye ve oluşturduğu basıya göre belirtiler ortaya çıkar.  Kistler en sık karaciğer ve akciğerlerde görülürler. Nadiren dalak, karın zarı (periton), böbrek, kemik, göz yuvası, beyin, kalp ve yumurtalıklara da yerleşebilir. Karaciğer yerleşiminde karnın sağ üst kısmında ağrı, bulantı, kusma ve bazen kaşıntı, sarılık gibi belirti görülür. Akciğer tutulumunda solunum sıkıntısı, öksürük, ağızdan kan gelmesi ve göğüs ağrısı olabilir. Bu kistler etraf dokuya zarar verebilir, yırtılıp vücuda yayılabilir, alerjik şoklara neden olabilir. Hastalığın tedavisi çoğu zaman cerrahidir.

- "Kistli organlar mümkünse yakılarak imha edilmeli"

Tüm dünyada görülen bu hastalığa, hayvancılığın yaygın olduğu alanlarda ve Türkiye'de sık rastlanmaktadır. Ülkemizdeki koyunların yüzde 31'inde, sığırların yüzde 26'sında, keçilerin ise yüzde 13'ünde köpek kistine rastlandığı bildirilmiştir.

Ülkemizde kist hidatiğin sorun olmasının nedenlerinden birisi de özellikle kurban bayramlarında yapılan kesimler sonrası  kistli sakatatları gömmek yerine, köpeklere yedirmek yada rastgele ortada bırakarak sokak köpeklerinin bu sakatatlarla beslenmelerine yol açmaktır. Bu durum hastalığın yayılmasına neden olmaktadır. Çünkü, kistleri yiyen köpeklere parazit tekrar bulaşmakta, bu hayvanların barsaklarında parazit olgunlaşıp yumurta üretmekte ve hayvanların dışkıları ile etrafa yayılarak insanlara bulaşmaktadır. Böylece enfeksiyon zinciri bir kısır döngüye dönüşmektedir.

Kurban Bayramı'nda kesilecek hayvanların ciğerleri ve diğer organlarında kistlere rastlanması durumunda bu organların kesinlikle kedi, köpek gibi hayvanlara verilmemesi gerekir. Hastalıklı organlar açıkta bırakılmamalı, poşetlenip çöp bidonlarına atılmamalıdır. Mümkünse yakılarak imha edilmeli veya mutlaka koku sızdırmayacak şekilde derin bir çukur kazılarak toprağa gömülmeli, üzerine kireç dökülmelidir.

Kurban Bayramı'nda hayvanların, belediyelerce belirlenen yerlerde ve veteriner hekim kontrolünde kesilmesi hijyen ve toplum sağlığı açısından göz ardı edilemez bir gerçektir.

Hastalıktan korunmak için;

* Köpek ve kedilere mümkün olduğu kadar çiğ et verilmemelidir.

* Kişisel temizlik kurallarına dikkat edilmeli, içme ve kullanma suları temiz olmalı, çiğ yenen sebze ve meyveler bol su ile iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir.

* Kesilen veya ölen hayvanların kist bulunduran organları köpeklerin ve diğer etçil hayvanların ulaşamayacağı şekilde gömülerek veya yakılarak bertaraf edilmelidir. Özellikle kurban bayramlarında bu hususlara daha çok dikkat edilmelidir.

* Köpekler yılda dört kez iç parazitlere karşı ilaçlanmalıdır.

* Köpekler gezdirilirken etrafa dışkılamaları halinde dışkıları alınarak poşete konulmalı, ağzı bağlandıktan sonra çöpe atılmalıdır.

* Parazit mücadelesi yapılmadan serbest dolaşan köpeklerin okşanması ve sevilmesi sırasında parazit yumurtaları ellere geçebilir. Bu şekilde kirlenen ellerin yıkanmadan ağza götürülmesi ile parazitin yumurtası alınır. Bu nedenle, özellikle çocukların köpeklerle temasından sonra ellerini bol su ve sabunla yıkamaları sağlanmalıdır.

Bu tür basit tedbirler alınmadığında, önlenebilir bir hastalık olan HİDATİK KİST toplumda yayılır ve tedavi edilmediği takdirde ölüme varan sonuçlar doğurabilir.

Tüm halkımızın Kurban Bayramını tebrik ediyorum.

 

Dr Fırat KARADENİZ

AİLE HEKİMİ

SAKAHED YÖNETİM KURULU BAŞKANI

 

 

 

 

 

 

 





11.10.2013    Okunma :2691
 
Adres:Atatürk Bulvarı Sait Faik Sokak S.Faik İşHani C Blok Daire : 4 Adapazarı/SAKARYA
Telefon:0549 2440024
Email:sakahed@gmail.com


Copyright ©2015 Sitemizi 2.526 günde 2.677.950 tekil 3.111.827 çoğul kişi ziyaret etti